Net Sayfam

Net Sayfam Sizin Sayfaniz

Kınalı Kuzular - Çanakkale Destanı

Kasım29

www.AlperenTurk.com Kınalı Kuzular - Çanakkale Destanı Çanakkale Åžehidlerine Åžu BoÄŸaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eÅŸi? En kesif orduların yükleniyor dördü beÅŸi. -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiÄŸi vahÅŸetle ‘bu: bir Avrupalı’ Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiÅŸ, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beÅŸer, Kaynıyor kum gibi, mahÅŸer mi, hakikat mahÅŸer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşında, Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler baÅŸka, lisanlar, deriler rengârenk: Sâde bir hâdise var ortada: VahÅŸetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ… Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, Kustu MehmedciÄŸin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz… Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiÅŸ ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı; Bomba ÅŸimÅŸekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce laÄŸam, Atılan her laÄŸamın yaktığı: Yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müdhiÅŸ tipidir: Savrulur enkaaz-ı beÅŸer… Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, BoÅŸanır sırtlara vâdilere, saÄŸnak saÄŸnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuÅŸ da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre. Top tüfekten daha sık, gülle yaÄŸan mermiler… Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler, BeÅŸerin azmini tevkif edemez sun’-i beÅŸer; Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi serhaddi; ‘O benim sun’-i bedi’im, onu çiÄŸnetme’ dedi. Asım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiÅŸ gerçek: İşte çiÄŸnetmedi nâmusunu, çiÄŸnetmiyecek. Şühedâ gövdesi, bir baksana, daÄŸlar, taÅŸlar… O, rükû olmasa, dünyâda eÄŸilmez baÅŸlar, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uÄŸruna, yâ Rab, ne güneÅŸler batıyor! Ey, bu topraklar için topraÄŸa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı deÄŸer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi… Bedr’in arslanları ancak, bu kadar ÅŸanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiÄŸin edvâra da yetmez o kitâb… Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. ‘Bu, taşındır’ diyerek Kâ’be’yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen maÄŸribi, akÅŸamları sarsam yarana… Yine bir ÅŸey yapabildim diyemem hâtırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Åžarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i, Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran… Sen ki, İslam’ı kuÅŸatmış, boÄŸuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a’sâra gömülsen taÅŸacaksın…Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât… Ey ÅŸehid oÄŸlu ÅŸehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber. Mehmet Akif Ersoy

Author: AlperenTurk
Tags: Kınalı Kuzular
Posted: 29 November 2006
Rating: 5.0
Votes: 5

Original post by http://www.dailymotion.com/relevance/search/ilahi/video/xpzki_knal-kuzular-canakkale-destan_news?from=rss

16

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Kategoriler Haber | Yorum Yok »

Kınalı Kuzular - Çanakkale Destanı

Kasım29

www.AlperenTurk.com Kınalı Kuzular - Çanakkale Destanı Çanakkale Şehidlerine Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi. -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’ Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşında, Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk: Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ… Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz… Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer… Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler… Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi serhaddi; ‘O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme’ dedi. Asım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar… O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi… Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb… Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. ‘Bu, taşındır’ diyerek Kâ’be’yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana… Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i, Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran… Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın…Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât… Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber. Mehmet Akif Ersoy

Author: avatarAlperenTurk
Tags: Kınalı Kuzular
Posted: 29 November 2006
Rating: 5.0
Votes: 5

Original post by http://www.dailymotion.com/relevance/search/ilahi/video/xpzki_knal-kuzular-canakkale-destan_news?from=rss

16

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Kategoriler Haber | Yorum Yok »

Die Wahre Geschichte Des Golfkrieges Iraq (German) *EMPFEHLENSWERT

Kasım22

Die Wahre Geschichte Des Golfkrieges Iraq (German) *EMPFEHLENSWERT
arte.tv
1 hr - Nov 22, 2006


Vorherrschaft am Persischen Golf
Kampf um den Schatt al-Arab (Erdölförderanlagen)
politische Psychologie, Medienpsychologie,
Rezeptionsforschung, Glaubhaftigkeit,
Kriegsberichterstattung, Golfkrieg armee
The Middle-East holds 70% of the world's oil reserves while North America and Europe will run out of oil in 2010 at their current rate of production. Current technologies might provide alternatives to oil for energy but not to oil for plastics.
In the wake of Vice-President Dick Cheney's 2001 Energy Task Force, is it a coincidence if George Bush targeted Iraq in its so called "war-on-terror", a country known to possess the second largest oil reserves in the world? Is it another coincidence if U.S. forces in Afghanistan and Central Asia are based near Central Asian oil and natural gas? Was invading Iraq and Afghanistan really meant to reduce terrorist threats against
Persian Gulf War, United Nations, U.N., in violation of international law, bombings, illegal, marc … all » garlasco, weaponry, iraqi leadership, mohamed assan, president george w. bush, administration, andrew shlapak, karen kwiatkowski, saddam hussein, zbigniew brzezinski, weapons of mass destruction, wmd, pnac, project for the new american century, vice president dick cheney, donald rumsfeld, paul wolfowitz, jeb bush, new world order, nwo, neocons, neo-cons, gary schmitt, randa habib, ahmed chalabi, george tenet, john negroponte, cia, covert operations, energy supplies, mike, michael c. ruppert, oil consumption, supply, demand, economy, economics, pierre-marie gallois, supplies, nepdg, noam chomsky, david mulholland, pipelines, price of oil, dathar al kahar, refinery, refineries, fields, drilling, radioactive, radioactivity, du, depleted uranium, uranium 238, 234, 235, toxicity, cancers, birth defects, contamination, paul bremer, dyncorp, halliburton, national security council, nsc, bechtel, guantanamo bay, defense contractors, kellogg, brown & root, detention concentration camps, elizabeth hodgkin, abu ghraib, governments covered up,osama bin laden, taliban, al qaeda, natural gas,ahmed rashid, mullah omar, enemy combatants,geneva convention, hamed karzai, opium poppies,heroin, anti coalition forces, resources,terrorism

Original post by http://video.google.com/url?docid=2851928635697237442&esrc=rss_top100newfeed&ev=v&len=3588&srcurl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2Fvideoplay%3Fdocid%3D2851928635697237442&vidurl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2Fvideoplay%3Fdocid%3D2851928635697237442&usg=AL29H21Q_1Yw0QJBlsR6N0z-uGp2zkZvCg

12

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Kategoriler Haber | Yorum Yok »
Pages: 1 2 Next
« Older Entries